Ana Sayfa Editörün Seçtikleri Röportaj : Serdar Akman / Honda Türkiye Satış ve Kurumsal İletişim Müdürü

Röportaj : Serdar Akman / Honda Türkiye Satış ve Kurumsal İletişim Müdürü

Ayça Çizer

AYÇANINARABALARI –  Honda Türkiye Satış ve Kurumsal İlişkiler Müdürü Serdar Akman  ile  Koronavirüs sürecinde otomobil pazarı, markanın faaliyetleri ve biraz da otomobil sevgisinden konuştuk.

Honda, sahipleri için sadece bir araç değil aslında. Aynı zamanda duygusal bir bağlılık da söz konusu. Eminim ki Honda sahipleri sert bir çukura girdiklerinde  ilk düşündükleri olası bir servis faturası değil araçlarının canının yandığı.

Merhaba Serdar Bey, pandemi nedeniyle hepimiz zor bir dönemden geçiyoruz. Bu dönemi Honda Türkiye açısından değerlendirecek olursanız neler söylersiniz?

Açıkçası Pandemi daha önce kelime dağarcığımızdan seçip de kullanmadığımız bir öğeyken bu günlerde dilimizden düşmüyor. Hele ki sektörün daha önce yaşadığı krizlerde hiç adı geçmemişti. Dolayısıyla ortaya çıkan tablo herkes için takvimsel öngörülebilirliği zor bir durum yarattı. Krizlere karşı önceden edindiğimiz reflekslerin de başlarda işe yarayıp yaramayacağını daha fazla sorgulamamızı gerektirdi. Ama her şeye rağmen almış olduğumuz tedbir ve aksiyonlarla kayıpları asgariye çekmeye çalışıyoruz. Yaşadığımız durumun merkezinde sağlık olduğu için önceliğimiz her zaman çalışma arkadaşlarımızın ve ailelerinin sağlığı.

Salgın nedeniyle 23 Mart’ta geçici olarak ara verdiğiniz üretime 20 Nisan’da yeniden başladınız. Birçok sipariş de bu süre zarfında askıda kaldı. Sene başından beri yaşanan araç bulunurluğundaki sıkıntı sizce ne zaman çözülür?

Üretime ara verdiğimiz dönemde tedarik ile ilgili sorunlar varken bununla birlikte önceliğimiz her zaman tüm çalışanların sağlığı oldu. Fabrikamızın üretime ara vermesiyle doğal olarak müşteri kontratları da uzamış oldu. Şuna mutlaka değinmeliyim ki müşterilerimize bu zaman zarfında gösterdikleri sabır için çok teşekkür ederiz. Türkiye’deki tüm fabrikalar üretime başladı, özellikle Avrupalı üreticilerinden normal düzene geçmesi ile birlikte talepler karşılanmaya başlayacaktır. Tahminim Haziran sonrasında arz-talep dengesi oluşmaya başlar. Tabi bu da normalleşme sürecinin bu ivmeyle gitmesi durumunda.

En çok merak edilen konulardan biri de Covid-19 salgını nedeniyle artan maliyetlerin ve kurlardaki yükselişin otomobil fiyatlarını nasıl etkileyeceği? Bu konudaki düşünceleriniz neler? Honda Türkiye’nin bu konu hakkında belirlediği stratejileri var mı?

Bu dönemde araç fiyatlarına yansıyacak en önemli etken kurlardaki sert yükseliş olacaktır. Üretim sayılarının azalması haliyle birim başına düşen maliyetleri yukarı çekecektir ancak bunun fiyatlara yansıması hemen olmayacaktır. Bu durumun ne kadar süre ile devam edeceği ve bu maliyet artışlarının kompanse edilmesinin ne derece sürdürülebilir oluşu fiyatlandırmayı etkileyecek hususlardır.

Honda Tükiye’nin yılbaşı pazar tahmini revize oldu mu? Sizce bu sene otomotiv sektörü kaç adetle kapanır ve Honda bu pazardan ne kadar pay alır?

Yılbaşı tahminimize göre tahminimizi biraz da olsa aşağıya çektik. Yaklaşık 425-450 bin arası bir binek otomobil pazarı beklerken en az %5 pay almayı hedefliyoruz.

Salgın nedeniyle sosyal mesafemizi koruduğumuz ve mümkün olduğunca dışarıya çıkmadığımız bugünlerde müşterilerinize satış ve satış sonrasında sunduğunuz alternatif hizmetleriniz nelerdir?

Öncelikle plazalarımızda her türlü hijyenik tedbirleri aldık. Sosyal mesafeyi koruyabilmek üzere randevu saatlerinde düzenlemeler yapıldı ve plaza içlerinde uyarılar yerleştirildi. Tabi bunun yanında plazalarımıza bizzat gelmek istemeyen servis müşterilerimiz için evden-eve teslimatlar gerçekleştiriliyor. Satış müşterilerimiz için de dijitalleşme tabi ki kaçınılmazdı. Görüntülü tanıtımlar ve işlemlerin uzaktan gerçekleştirilmesi müşterilerimize sağladığımız kolaylıklar oldu.

Yetkili bayiler bu süreçten en çok etkilenenler oldu. Honda Türkiye olarak bayilerinizi ayakta tutmak için ne gibi çözümler sunuyorsunuz?

Sahip olduğumuz müşteri potansiyelimizin taleplerini karşılamak adına üretime verdiğimiz aranın bir ay gibi kısa bir süre olması önemli bir destek oldu.

Serdar Akman – Honda Türkiye Satış ve Kurumsal İletişim Müdürü

Honda başta Civic modeliyle olmak üzere, Türkiye’de sevilen ve tercih edilen bir marka. Modifikasyona uygun yapısıyla sadece ailelerin değil gençlerin de oldukça ilgisini çekiyor. Kullanıcıların markaya olan ilgilisini nasıl yorumluyorsunuz?

Honda ,  sahipleri için sadece bir araç değil aslında. Aynı zamanda duygusal bir bağlılık da söz konusu. Eminim ki Honda sahipleri sert bir çukura girdiklerinde  ilk düşündükleri olası bir servis faturası değil araçlarının canının yandığı. Bu bağlılığın, kurulduğu günden beri Honda’nın insanların duygularına dokunmasından kaynaklandığını düşünüyorum. Öyle ki heyecan verici otomobiller üretmesi, motosiklette dünya lideri olması, insansı robot ASIMO, HondaJet, deniz motorları, Formula 1, Moto GP…bunların hepsi insan hayatına renk katan heyecanlar, adrenalin kaynağı.

Honda Prelude

Sizin bir Honda tutkunu olduğunuzu biliyorum. Peki, bu Honda sevgisi nereden geliyor? Favori Honda modelinizi ve neden onu tercih ettiğinizi açıklar mısınız?

Çok uzun bir cevap aslında ama özetlemeye çalışayım. Çok küçük yaşlardan itibaren otomobillere merakım var. Lise yıllarında (Bu arada bahsettiğim yıl 1986..:)) Okuldan eve dönerken otobüste yol üzerinde bir araç gördüm ama markasını çıkartamadım. Belki de ilk defa bir aracı tanıyamamıştım. Çok beğendiğim bu aracı uzun süre aynı noktada takip ettim ve günler sonra tekrar gördüm. Bir sonraki durakta inerek yanına gittim. Aracın Honda amblemini gördüm, şaşırdım çünkü Civic ve Accord’u çok beğenir ve iyi bilirken bu modeli daha önce görmemiştim.  Arkasına iyice yaklaştığımda sağ  arkada çok mütevazi şekilde yazılmış “Prelude” amblemini gördüm. O gün bu aracı alacağıma dair kendime söz verdim. Yıllar sonra 1995’te bu amacıma ulaştım. Sanıyorum Honda Prelude benim ruh ikizim. Dördüncü jenerasyonu hariç her modeline sahip oldum. Ama içlerindeki favorim 3. Jenerasyon Honda Prelude.

İş dışında kullandığınız, sahibi olduğunuz otomobiliniz var mı? Varsa marka ve modelini öğrenebilir miyiz?

Yakın zamana kadar birinci jenerasyon bir Honda Prelude’üm vardı. Şu an çok büyük pişmanlığımdır, bir arkadaşıma sattım. Ayrıca bir Jazz’ımız var. Şunu söyleyebilirim ki 1995 yılından bu yana sadece iki yıl farklı bir modele bindim. Bunun dışında bütün otomobil ve motosikletlerim Honda oldu.

 

Serdar Akman Hakkında:

1973 yılında İstanbul doğumlu Serdar Akman, Galatasaray Lisesi sonrasında İstanbul Üniversitesi’nde Makina ve Fransız Filolojisi eğitimini tamamladı. Otomotiv sektörüyle 2000 yılında başladığı Posta Gazetesi’ndeki göreviyle yolları kesişti. 2004-2010 yılları arasında Honda Türkiye Basın ve Halkla İlişkiler Sorumlusu olarak çalıştı.  2010-2015 yılları arasında Peugeot Türkiye’de Satış Bölge Müdürü olarak kariyer hayatına devam etti. 2015 yılında tekrar Honda Türkiye‘de çalışmaya  başlayan Akman,  halen Otomobil Satış ve Kurumsal İlişkiler Müdürlüğü görevini sürdürmektedir.  Evli ve bir erkek çocuk babasıdır. 

 

İlginizi Çekebilir